Rus Dili

Rus Dili ve ya Rusça Avrasya bölgesinde coğrafi olarak en çok yayılım gösteren, Slav dilleri arasında en çok konuşulanı ve Avrupa sınırlarında en çok konuşulan ana dildir. Rusça, Hint-Avrupa dil ailesinden bir Slav dilidir. Konuşulan dil açısından en yakın diller Doğu Slav grubundan iki ulusal dil olan Ukraynaca ve Belarusçadır. Doğu Ukrayna ve Bela Rus’un birçok bölgesinde bu diller birbirlerinin yerine kullanılabilmekte ve belli bölgelerde dil karışımının sonucu olarak geleneksel iki dillilik ortaya çıkmıştır. Bu bölgelere örnek olarak doğu Ukrayna’dan Surzhyk ve Bela Rus’tan Trasianka verilebilir. Doğu Slav Eski Novgorod lehçesi 15. ve ya 16.yy’da yok olmasına rağmen hala modern Rus dilinin oluşmasında önemli bir rol oynadığı düşünülür. Ayrıca hala Rusça konuşan ülkeler tarafından kullanılmaktadır.

Eski Doğu Slav lehçesinin yazılı örneklerinin 10.yy’dan öncesine kadar gittiği kanıtlanmıştır. Günümüzde Rusça Rusya dışında da oldukça yaygın kullanılmaktadır. Dünyada ki bilimsel eserlerin çeyreğinden fazlası Rusça basılmıştır. Bununla birlikte evrensel bilginin kodlanması ve depolanması, dünyada ki tüm bilginin %60-%70’i İngilizce ve Rusça olarak yayınlanmıştır. Rusça önemli bir komünikasyon (televizyon, hava-uzay komünikasyonu) dilidir. Rusça, Sovyetler Birliği’nin süper güç olması ve 2.Dünya Savaşı’nda ittifak güçlerde olması sebebiyle Birleşmiş Milletler ’de ki resmi dillerden biridir.  20.yy’da büyük bir politik öneme sahipti.

Rusçanın Sınıflandırılması

Ünsüz fonemler ile damaksıl ikinci telaffuz ve bunların olmadığı şekilde ayrım gösterir. Bu durum yumuşak ve sert sesler olarak adlandırılır. Bu ayırım neredeyse tüm ünsüz çiftler arasında bulunur ve dilin en belirgin özelliklerindendir. Diğer bir önemli özellik İngilizceye hiç benzemeyen bir şekilde vurgusuz ünlülerin redüksiyona uğramasıdır. Rusça ’da ki vurgu yazılı olarak belirtilmediği gibi aynı zaman da fonolojik kurallara da tabii değildir.

Kelime haznesi ( soyut ve somut kelimeler ) sözcük yapımı kuralları ve bir bakıma Rusçanın çekim ekleri ve yazım stili Rusya Ortodoks Kilisesi tarafından kullanılan Güney Slav Eski Kilise Slav Dili’nden benimsenen ve geliştirilen Kilise Slav Dili’nden etkilenmiştir. Buna rağmen Doğu Slav dili çeşitli lehçelerde kullanıldı ancak kabul edilmedi. Bazı durumlarda Doğu Slav Dili ve Kilise Slav Dili oldukça farklı anlamlarda kullanılır.

Rus fonolojisi ve sentaksı ( özellikle kuzey lehçelerinde ) bir açıdan da Fin-Ugor dil ailesinden olan birçok Fin dilinden etkilenmiştir. Merya, Moksha, Muromian, Meshchera’nın dili ve Veps gibi diller buna örnek gösterilebilir. Bazıları artık konuşulmayan bu diller günümüzde Rusya’nın Avrupa kesiminde bulunan kuzey ve merkez bölgelerinde konuşulurdu. Bu diller Orta Çağ’ın başından itibaren Doğu Slav Dili ile etkileşim halinde oldular ve sonunda modern Rus Dili’nin temelini oluşturdular. Moskova’nın kuzeyi, kuzey doğusu ve kuzey batısında konuşulan Rus lehçelerinde önemli ölçüde Fin-Ugor dil ailesi kökenli kelime vardır. Yüzyıllar boyunca Rusçanın kelime haznesi ve yazı stili Türk/Kafkas/Orta Asya dillerinden etkilendiği gibi aynı zamanda Lehçe/Latince/Felemenkçe/Almanca/Fransızca ve İngilizce gibi Batı/Merkez Avrupa dillerinden de etkilenmiştir. Kaliforniya’da Monte Rey’de bulunan Dil Koruma Enstitüsü verilerine göre Rusça, anadili İngilizce olan kişilerin öğrenme zorluğu açısından yaklaşık 780 saatlik yoğun bir pratikle orta seviye akıcılığa ulaşıldığı için 3.seviye bir dil olarak sınıflandırılmıştır. Aynı zamanda Birleşik Devletler İstihbarat Topluluğu tarafından ABD dünya siyaseti için önem arzeden ve İngilizce konuşmacılar için çok iyi derecede öğrenmenin zor olması sebebiyle ‘’zor hedef ’’ dil olarak adlandırılmıştır.

Rusçanın Coğrafi Dağılımı

Rusça en çok Rusya’da ve biraz daha genişletecek olursak geçmişte SSCB’nin katılımcı üye ülkelerinde konuşulmaktadır. Rusça 1917 yılına kadar Rus İmparatorluğu’nun yegâne resmi dili olmasına rağmen 19.yy.’da Saint Petersburg’da ki soylu kesimin oluşturduğu edebi çevrelerin çoğunlukla konuştuğu dil Fransızcaydı. Sovyetler Birliği zamanında çeşitli etnik grupların dillerine karşı olan politika düzensizdi. Her katılımcı ülke kendi resmi diline sahip olmasına rağmen devlet işlerinin resmi dili ve iletişimleri Rusça olmuştur. 1991 yılında Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla birlikte yeni oluşan özgür ülkeler Rusçanın üstünlüğünü bırakıp kendi yerel dillerini benimsemişlerdir ancak yine de Sovyetler Birliği’nin dağılması sonrası ülkeler arası ilişkiler Rusça olarak devam etti.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir