Çevirmenler, değerli sözlerimizi çevreleyen daha fazla matematikle uğraşmanın eşiğinde olabilirler. Şimdiye kadar, en çok önemli olan rakam, kelime sayısıydı çünkü bu nasıl ödediğimiz ile ilgili olup,  belirsiz eşleşmeler, tabii ki ne kadar kısmi yardımı (ve ödeme) aldığımızı hesaplar.

Kelime sayımına göre kısa, orta veya uzun bir parça düşünürüz. Bununla birlikte, makine çevirisi (MT) farklı uzunluklar hakkında farklı fikirler sunar; akıcılık için tüm yaygın övgü ile bile nöral MT.

Bir veya iki kelimeden oluşan bölümler için akıcılık yok denecek kadar azdır. Nöral MT pencereden dışarı mı çıkıyor? Belki öyle belki de değil. Öğrenmeliyiz. Her iki şekilde de, anı, parça kelime sayımlarının hepsi MT’nin akıcı bir şekilde çeviri yapıp yapamayacağının bir göstergesidir. Yemek için düşünce: Kaç kelime hala kısa? Medium nedir? Ne kadar uzun?

Düzenleme Aralığı

Dikkate alınacak başka bir sayı düzenleme mesafesidir. Size yakın bir çeviri üretkenlik aracına geliyor olabilir. Çünkü gittikçe MT’nin işimize ne kadar yardım ettiğini bilmek istiyoruz ve bunun cevabı için ( ya da cevabın bir parçası için) ve aldığımız öneriler ile ne kadar değişiklik yaparız.

Eğer MT’nin gerçekten 30 kelimeli cümlesi harikaysa, gülümseriz, iki değişiklik yaparız ve düzenleme aralığı azalır. MT kelimelerin sıralanmasını ve yanlış tercüme edilen kelimeleri düzeltilmesini gerektiriyorsa o zaman çok daha zaman harcıyoruz ve düzenleme aralığı ise bunu yansıtıyor.

Düzenleme aralığını sevdiğim kadarıyla, cümlenin bir başlangıç “görüntüsü” ile yarattığımız son “görüntü” arasındaki bir karşılaştırmadır. Önerileri değiştirmeye devam eden uyarlanabilir bir teknoloji var. Uyarlanabilir teknolojiyle çalışırken, Gerçekten başlangıçtaki bir “görüntü” veya “ilk harfin’’ tam cümle çevirisi yoktur. Bu yüzden anlaşılması güçtür.

Diğer bazı rakamları inceleyelim: metnimizde cümle başına ortalama kelime sayısı nedir?

Eğer yüksekse – 16 diyelim – daha uzun ve daha akıcı cümleler demektir ve belki de nöral MT’nin bize yardım etmesini beklemeliyiz. Ancak yazılım dizelerini veya mobil içeriği tercüme ediyorsak, hayat böyle değil, değil mi? Ortalama kelime sayılarımız cümle başında oldukça sınırlıdır; dizelerimiz çoğunlukla kısadır (mesajlar hariç). Bu yüzden MT’den fazla yardım alamayabiliriz.

Belki cümle başına ortalama kelime sayısı, yeni bir proje aldığımızda dikkate alınması gereken ilginç bir sayı olabilir mi?

Adaptife giriş

Bunların hepsi, bu rakamlar yardımcı ölçü birimi olabilirdi. Bugün kullandığımız kelime sayımı hayatının sonuna bakabilir. Uyarlamalı teknoloji ve çeşitli MT önerileri ile bu önerilerin tüm olası varyasyonlarını genel kelime sayımlarıyla ilişkilendirmek çok zor olacaktır.

Bütün bu belirsiz eşleşmeler, daha önce çevrilmiş olan bir bölümün tümüne önceden belirlenmiş bir benzerlik yüzdesine bağlı olarak, çeviri anılarına dayanmaktadır. MT ve adaptif teknolojiyle çalışırken, tüm farklı parametreler için bu kadar katı bir konsepti nasıl kullanırız?

Günümüzde, çoğu zaman, MT ve belirsiz eşleşmelerin kombinasyonu, “belirsiz şebekenin 75/85% ve üstü için” karışımını çıkaran bir sistem ve “bu eşiğin altında MT önerileri için indirimler” teşkil etmektedir. Son müşteriler ve kurumlar, MT’nin hala işimize yarayıp yaramadığını (veya yarıyorsa, çok faydalı olup olmadığını) hesaplıyor. Ve bu sistem biraz MT indirimiyle belirsiz sonuçlar veriyor. Mesafe aralığı,  MT çıktısını arttıracak kalıpları tespit etmek için mükemmeldir: eğer çok fazla değişiklik yaparsak MT’nin bir miktar geliştirmeye ihtiyacı olabilir.

Ancak uyarlamalı teknolojiyle (…) bu belirsiz gridi nasıl uyduracağız?

Ama adaptif teknolojiyle ve kim bilir diğer yapay zekâ destekli çeviri biçimlerinin ne olduğunu, belirsiz gridi bu işe nasıl sığdıracağız? Yapmayacağız. Çevirmenlere harcanan süreye göre ödenecektir. Böylece herkes çalışma şeklini değiştirecek ve herkes kazanacak. Değerli çevirmenler, saatinizin ne kadar değerli olduğunu düşünmeye başlayın. Zamanı gelmişti.

YAZAN : Silvio Picinini
ÇEVİREN: Göksu ÖZKAN