Arapçanın Tarihi

Arapçanın tarihi 1000 yıldan önceye dayanmaktadır. Dilin kökeninin Arap Yarımadası olduğu düşünülmektedir. İlk olarak yarımadanın kuzey batı bölgesinde ki göçebe kabileler tarafından konuşulmuştur. Bu yüzden Arapça ‘’ göçebe ‘’ anlamına gelir. Kökünden ‘’Arabic’’ kelimesinin türetildiği Araplar (bir diğer ismi ile göçebeler) en çok doğuda Mezopotamya ile batıda Lübnan Dağları, güneyde Sina Yarımadası ve kuzeybatı Arabistan’dan Sina Yarımadası’na kadar olan bölgede yaşamışlardır.

Arapça Sami Dil Ailesi’ne ait bir dildir. Spesifik olarak kuzey Sami dilidir. Diğer Sami diller kuzeyde Akadca, doğu ve batı da İbranice, Aramice, Süryanice ve güneyde Habeşistan dilidir. Günümüzde en çok konuşulan Sami Dil Arapçadır. Günümüzde konuşulan diğer yerel Sami diller;  İbranice, Aramice, Kürtçe, Habeşistan Dili (Etiyopya’da konuşuluyor), Tigre (Eritre’de konuşuluyor), Berberi Dili (Fas ve Cezayir’de konuşuluyor.) Bazı Sami Diller ya tümüyle kullanımdan kalktı ya da Arapçanın yayılmasıyla kullanımları önemli ölçüde azaldı. Çağımızda Lübnan olarak adlandırılan coğrafyanın antik dili olan Fenikece artık hiç konuşulmamaktadır. Aynı şekilde zamanında Mısır’ın baskın dili olan Coptic ( Antik Mısır Dili) günümüzde yalnızca Coptic Kilisesinde konuşulmaktadır.

Arapçanın yayılması Arap Yarımadasından farklı bölgelere çeşitli göçebe kabilelerin yer değiştirmesi sonucunda olmuştur. Yerel halk ve Arap kabileleri arasında ki evlilikler dilin daha da yayılmasının yanı sıra Arap lehçelerinin de ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Arapçanın hızlı gelişiminin sebebi m.s.7.yy.’da gerçekleşen Arap Fetihleri(İslamın yayılışı) olmuştur. Bu fetihlerle birlikte Arapça Kuzey Afrika’ya, İber Yarımadası’na, Orta Doğu’ya ve doğuda günümüz Çin devletinin bulunduğu coğrafyaya ulaşmıştır.

Arapça teknik olarak birçok çeşidi kapsamasıyla benzersiz bir dildir. Bununla birlikte genelde tek bir dil olarak sınıflandırılır. Bütün bir dil olarak Arapça 400 milyondan fazla konuşmacısı ile dünyada en çok konuşulan altı dil arasındadır. Eğer Arapçayı farklı dillerin oluşturduğu bir dil grubu olarak sayacak olsaydık Mısır Arapçası aralarında en çok konuşulanı olurdu.

Yazılı kaynaklar hakkında bilinenlerin çoğu, İslamın kutsal kitabı Kur’an’da geçen olayların kaydedilmesiyle kullanılan klasik (eski) Arapçadır. Kur’an dokümanları, evinden Tanrı tarafından uzaklaştırılan Arap kökenli Muhammed’e gelen vahiylerdir. Bu olayların m.s. 7.yy.’da gerçekleştiği düşünülmektedir. Kur’an’da konuşulan dil Arapçadır. Kur’an Arapçası günümüz Arapçasının temelini oluşturmuştur.

Yakın zaman önce ‘’Çağdaş Standart Arapça’’ (ÇSA) terimi ortaya çıkmıştır. ÇSA neredeyse Kur’an’ın resmi dili klasik Arapça ile eklenen modern kelimeler ve dil bilgisi yapısında ki bazı değişiklikler hariç neredeyse tamamen aynıdır. ÇSA Arapçanın en çok kullanılan formudur. Okullarda ve üniversitelerde dersler dilin bu formuyla verilir, iş yerlerinde, devlet dairelerinde ve medyada dil bu formuyla kullanılır.

Arapça oluşumundan yüzyıllar sonra İbranice, Aramice, Farsça, Yunanca, İngilizce ve Fransızca gibi dillerden kendi bünyesine kelimeler katmıştır. Ayrıca Türkçe, Bengalce, Hintçe, Endonezyaca ve Filipince gibi dillerden de etkilenmiştir.

Arapça dünyada çok önemli bir dil olmaya devam etmektedir. Eğer siz de mesleki fırsatlarını genişletmek istiyorsanız yeni bir kültür öğrenin ve ya hızla büyüyen Arapça konuşmacılarla iletişime geçiniz.

Arapça ile ilgili merak ettikleriniz için ve Arapça evraklarınızın çevirileri için bizimle iletişime geçiniz.