Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün aramızdan ayrılışının 80. Yıl dönümünde onu hasret, minnet, rahmet ve saygı ile anıyoruz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün gösterdiği muasır medeniyetler seviyesine ülkemizi çıkarmak için gece gündüz çalışmaya devam edeceğiz. Bu hedeften bir an olsun şaşmayacağız ve sapmayacağız. Onun en büyük eseri cumhuriyete sahip çıkmak, korumak ve yüceltmek hepimizin vatana bir borcudur. 80 yıldır onu arayıp andığımız gibi bundan sonra da onun izinden gitmeye devam edeceğiz.
Milletimizin var olma savaşı olan Kurtuluş savaşında zekası ve bilgeliği ile tüm dünyanın saygısını kazanmış ve yok olmanın eşiğine gelen bir millete yeni bir devlet armağan etmiştir. Bütün dünya onun ileri görüşlülüğünden etkilenmiştir. Ebediyete intikal ettiğinde savaşta yenilgiye uğrattığı milletlerden dahi taziye ve saygı mesajları alacak kadar saygın bir devlet adamı olmayı başarmıştır. Tüm dünyanın şaşkın bakışları arasında az zamanda çok işler başararak Türkiye Cumhuriyetini ileri bir seviyeye ulaştırmayı başarmıştır. Milletimizi uçurumun kenarından alıp ayağa kaldıran ve yepyeni çağdaş bir ülke kuran ulu öndere minnet borcumuzu, bize bıraktığı mirası olan bu vatana sahip çıkarak ödeyeceğiz. Atatürk, “Benim naçiz vücudum, bir gün elbet toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti, ilelebet payidar kalacaktır” demiştir. Bu sebeple bizler onun bıraktığı mirası daha da büyüterek gelecek nesillere aktarmalıyız.
10 Kasımların yas günü değil, mücadele günüdür. Onun açtığı yolda durmadan, yorulmadan yürümeye devam edeceğiz. Cumhuriyetin yılmaz bekçileri olmaya devam edeceğiz. Türk milletinin bağımsızlığının mimarı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün vefatının 80. yılında büyük bir saygı, özlem ve minnetle yâd ediyor, vatan uğruna kanlarını dökmüş tüm şehitlerimizi rahmetle anıyoruz.