Adolesan

Adolesan, yaklaşık olarak buluğ çağından başlayıp 20 yaşına kadar uzanan dönemi anlatan yeni icat edilmiş bir terimdir. Çoğu endüstri öncesi toplumda gençler, bu iki çağ arasında  hiçbir aşama bulunmaksızın doğrudan çocukluk döneminden yetişkinliğe atlamaktadır. Çoğunlukla geçiş, erginlenme törenleri ile açıkça gösterilmektedir.Bir oğlan ya da kız değişimlere uğramakta ve daha sonra bir yetişkin olarak kabul edilmektedir. Buna ek olarak bu toplumlarda, fiziksel olarak olgunlaşır olgunlaşmaz genç insanlardan çalışmaları hatta büyük çoğunluğundan evlenmeleri beklenmektedir. Bu durum Amerika’da 20. Yüzyılın başlarında oldukça yaygındı.14, 15 ya da 16 yaşındaki çocuklar için  zorunlu ve tam gün okul programını yaygınlaştırarak onları işgücünden uzaklaştıran çocuk işgücü düzenlemeleri adolesanların kurumsallaşması sonucunda olmuştur.

Adolesan, insan yaşamı boyunca meydana gelen muğlak bir dönemdir. Adolesanlar birer yetişkin olmadıkları için  kendi başlarına geçinmeleri beklenmez, 16 ya da 18 yaşına kadar oy kullanamaz veya araba süremezler, ve evlenip bir aile kurmaları konusunda vazgeçirilirler. Fakat aynı zamanda bir çocuk da değillerdir. Yetişkin adolesanlar deneyimli değillerse bile erişkinlerle benzer fiziksel yapılara ve entelektüel birikime sahip olabilmektedirler.

Kimlik Oluşturma

Erikson, adolesan dönemininin esas görevini rol karışıklığı  karşısında bir kimlik oluşturmayı başarmak olarak  görmekteydi. Geleneksel toplumlarda, kimlik ya doğuştan gelmekte ya da sonradan verilmektedir. Bireyin toplumdaki konumu ailesi, toplum ya da doğduğu sosyal sınıf tarafından belirlenmektedir.

Modern batı toplumlarında genç insanların kimliklerini, ailelerinden bağımsız olarak kendi başlarına oluşturmaları beklenmektedir.Bu süreç adolesan dönemde başlamaktadır. Bir kız falancanın kızı ya da falancanın kardeşidir. Kız çocukları adolesan dönemine kadar bir birey olmak istemektedir. Bu durum, psikolojik ve sosyal olarak aileden ve evden uzaklaşmak, ve kendi yaşıtlarına ve yetişkin dünyasına yönelmek anlamına gelmektedir. Bu aynı zamanda gelecekteki planlarını beceri ve yetenekleri doğrultusunda şekillendirmeye çalışacakları anlamına da gelmektedir.

Erikson adolesanların içerden veya dışardan gelen değişime karşı devamlılık ve aynılık aradığını vurgulamaktadır( 1963). Başka insanların kendilerinde gördüğü kişilikleri ile olmak istedikleri kişilik arasında karşılaştırma yapmaktadırlar. Kendilerinde filizlenen beceri ve yetenekler ile yetişkin dünyasının mesleki ve görev fırsatları arasındaki bağlantıları aramaktadır. Belli bir kimliğe sahip olmayan adolesanlar, sporcular, film yıldızları, rock sanatçıları ve diğer ünlüler ile kendilerini aşırı ölçüde benzetebilir veya başka bir insanla ilişkilerinde bir kimlik bulmayı umut ederek umutsuzca aşık olabilirler. Bazı adolesanlar bir kimlik bunalımı yaşamaktadırlar. Kendilerinin sahip oldukları imgeyi, gerçek yetenekleri, potansiyelleri ve faaliyetleri ya da diğer insanların gözlerinde yansıttıkları imajlarıyla bağdaştırılamazlar.

Erikson kimlik kazanma durumunu genç bireylerde kişiselleşmeleri için bir önkoşul olarak görmektedir. Gerçekten kim olduklarına emin olana dek, bir başka insana söz vermek için yeterince güvencede hissetmezler. Carol Gilligan (1982, 1986), James Marcia (1980) ve diğerlerinin yaptığı araştırmaya göre, erkek ve kadınların yetişkinliğe geçiş evrelerinde farklı yol izledikleri gözlemlenmiştir. Adolesan kızların adolesan erkekler kadar gelecek meslek kariyerlerini düşünmeleri  tarih boyunca beklenmeyen bir durum olmuştur. (Marcia 1980).Kızların kimlikleri evlenip çocuk sahibi oldukları zaman oluşmaktadır. Sonuç olarak popüler olmak veya iyi arkadaşlar edinmek gibi ilişki kurma ve sağlama onların yaşamlarında öncelik teşkil etmektedir. Akademik başarı ya da tıbbi kariyer gibi kimlik oluşturma ikincil planda kalmaktadır.

Farklı sosyal beklentilerden ötürü, kadın ve erkeğin yaşamındaki psikososyal olayların sırası tam tersi etki de gösterebilmektedir. Genel bir kural olarak, genç erkekler, karşı cinsle samimi bir ilişkiye girme riskini almadan önce bir kimlik oluşturmaya çalışmaktadırlar. Genç kadınlar ise kimlik oluşturma konusu otuzlarına ya da daha sonrasına erteleyerek yakın bir ilişki kurmaya öncelik vermektedir. Ancak, kadınların evlenip çocuk dünyaya getirdikleri daha sonraki yaşlar, bugün bu düzenin değiştiğini göstermektedir. Özellikle orta ve üst sınıf kızların okul ve kariyer planları önde gelmekte, aile kurma ise ikinci plana düşmektedir.

Ankara Yeminli Tercüme & Ostim Yeminli Tercüme

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir